bir gün bir sabah öyle bir uyandım ki hani şarkıda da dendiği gibi ölünseydi mutsuzluktan ölebilirdim. o esnada beni gören 'ne o rüyanda beni mi gördün' ya da 'ters tarafından mı kalktın bu sabah' diye sorardı hiç şüphe yok.. benim de cevabım her ne kadar o moral haliyle katlanılamayacak ifadelere maruz kalacak da olsam rüyamda Maslow'la uğraştım olurdu.. hani şu ihtiyaçlar hiyerarşisinin mucidi yüce şahsiyet.. bütün bir gece uykumda zatı şahaneleriyle kavga etmiş kendisini icat ettiği bu teorinin en tepesine bir kuş misali kondurduğu kendini gerçekleştirme safsatasından dolayı ne kadar kınadığımı belirtmiştim.. o da bana (ama şimdi düşünüyorum da pek kibardı) "yahu bacım ben demesem bu yaşadığım buhran da ne diye düşünüp duracaadınız.. size de iyilik yaramıyo ha" minvalüzre bir cevap verdiydi.. artık o esnada kafasına elime geçen ilk piramidi indirirdim ya tuttum kendimi.. ne vardı doğacak.. hadi doğdun be mübarek adam ne diye gittin böyle bi hiyerarşi geliştirdin hadi sen geliştirdin tutamadın kendini ya bir Allah'ın kulu çıkıp da demedi mi sana etme.. yayma şunu..
kimsenin 'bugün ne pişirsem'le 'bugün ne giysem' arasında yaşadığı ikilemden başka bir şeyden muzdarip olmadığı bi dünya hayal ediyorum. yediğini kazanmak zorunda olmadığın, giydiğinin nasıl üretildiğini dert etmediğin bi dünya.. yediğinin orana burana birikmesi ya da giydiğin şeylerin orasından burasından taşmasının sorun olmadığı bi dünya.. yediğinin boğazına dizilmediği, giydiğinin ye kürküm ye'lere malzeme olmadığı bir dünya..
bu sabah da buna benzer bir ruh haliyle uyandım..ruh hali benzer de sebep bambaşka.. bu sefer turgut uyar konuşup duruyordu kulağımın dibinde.. atsan atılmaz satsan satılmaz şahsiyetlerden biridir benim için kendileri, çaresiz dinledim.. hem de uzun uzun.. ezberin böylesine yazıklar olsun diye diye içten içe.. diyordu ki:
" evet önümüz bahardır biliyorum
leylaklar açacak biliyorum
kiraz da çıkacak yakında
iyi şeyler söylemek de gerek biliyorum
sevgilim güzelim bir tanem biliyorum da
şimdilik bağışla. "
bir "de" bir "da" ancak bu kadar güzel ayrı yazılabilir. öleceksek mutsuzluktan bu bir şairin elinden olsun..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder