Erkeklerin belki de ilk öğrendikleri ama tam olarak neye
takabul ettiğini tam olarak bilmedikleri, kadınlarınsa (en azından benim yaş
grubundakilerin) aklına ara sıra değişen moda halleri hasebiyle gelen cici mi
cici bir tür desen puantiye. Tabii şimdi aklıma o moda haller yüzünden gelmedi.
Puantiye benim hafızama çocukluğumun 23 Nisan törenlerinde yerleşmiş, ve hatta
dahi kırmızı beyaz etek ve beyaz t-shirt kombinini süsleyen bir çift kanat olarak
yıllardır yerini korumuştur. Çünkü,sizi, biraz daha büyükleriyle ve
renklileriyle bezenmişse kostümünüz palyoça, kırmızı üzerine siyah benekler şeklinde
işlenmişse uğur böceği, irili ufaklı versiyonlarıyla da bir kelebeğe dönüştürme
gücüne sahip bu puantiyeler bizim neslin bayram törenlerinin olmazsa olmaz
parçalarıydı.
O zamanlar törenlere hazırlık sürecinde ve/veya tören
günleri ‘ ayy üşüyecek çocuklar yazıııııııkkk’ serzenişleri duymazdınız
velilerden. Kostümlü gösterilere belki herkesin çocuğu katılamazdı ama
katılabilenler arasında da ‘ ayyy çook paalı hocaaanım bu kadar parça almaya ne
gerek var.. onun yerine..’ diye çemkirmeler de duyulmazdı (evet bu bir tür çemkirme, söz hakkı
kullanımı değil.) o zamanlar ‘ ayyyy bir iki şiir yeter, sıkmayalım izleyiciyi’
demezdi tören komitesi. Aksine ne kadar dolu, ne kadar uzun olursa, ne kadar
emek harcanırsa o kadar iyi olurdu. O zamanlar, öğretmenler eşofmanla gelmezdi
törene, bırakın öğretmenleri veliler bile, ekonomik gücü olsun olmasın özen
gösterirdi giyimine kuşamına. Yani o zamanlar duymazdınız ‘ Ayyyyy bugün tatil
rahat bişeyler giyelim dii mi ama’ ları.
O zamanlar, çocuklar akıllı telefon camlarından, ya da
kamera ekranından, ya da fotoğraf
makinesinin vizöründen izlenmezdi. Çocuğunu kaydedebilmek için veliler
birbirini ezmez, çocukların gösteri alanını daraltmaz, sadece kendi çocuğunun
gösterisini izleyip töreni terketmezdi. Onlarla birlikte eğlenilir dans edilir,
şiirler eller yürekte dinlenirdi.
Bütün bunlardan birer nostaljik öğeymişlercesine bahsediyor
olmak canımı acıtıyor bugün. Evet bir 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk
Bayramını daha geride bıraktık. Elimizde çocuğumuza ait bir dünya fotoğraf ve
video kaydı var, hatırımızda kalan ise çocuğumuzun okul arkadaşlarının
ailelerinin gösterinin olduğu mekanın fiziksel şartlarının yetersizliği
yüzünden okul yönetimini protestosu, birkaç velinin vay sen benim önüme geçtin bahanesiyle
birbirinin üzerine yürümesi, çivi gibi soğuk bi hava. Unutulmayacak olan ise ‘
Anne nasıldım? Beğendin mi beni? Güzel yaptım mı dansları mı?’ diye şakıyan
yorgun ama kendinden emin, gururlu çocuk sesleri.
Ey dünün küçükleri bugünün yetişkinleri.. ne zamandan beri
amaç bağcıyı dövmek oldu.
Bayramımız. Sonsuz ol..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder