25 Nisan 2015 Cumartesi

PUANTİYE HALLER..


Erkeklerin belki de ilk öğrendikleri ama tam olarak neye takabul ettiğini tam olarak bilmedikleri, kadınlarınsa (en azından benim yaş grubundakilerin) aklına ara sıra değişen moda halleri hasebiyle gelen cici mi cici bir tür desen puantiye. Tabii şimdi aklıma o moda haller yüzünden gelmedi. Puantiye benim hafızama çocukluğumun 23 Nisan törenlerinde yerleşmiş, ve hatta dahi kırmızı beyaz etek ve beyaz t-shirt kombinini süsleyen bir çift kanat olarak yıllardır yerini korumuştur. Çünkü,sizi, biraz daha büyükleriyle ve renklileriyle bezenmişse kostümünüz palyoça, kırmızı üzerine siyah benekler şeklinde işlenmişse uğur böceği, irili ufaklı versiyonlarıyla da bir kelebeğe dönüştürme gücüne sahip bu puantiyeler bizim neslin bayram törenlerinin olmazsa olmaz parçalarıydı.
O zamanlar törenlere hazırlık sürecinde ve/veya tören günleri ‘ ayy üşüyecek çocuklar yazıııııııkkk’ serzenişleri duymazdınız velilerden. Kostümlü gösterilere belki herkesin çocuğu katılamazdı ama katılabilenler arasında da ‘ ayyy çook paalı hocaaanım bu kadar parça almaya ne gerek var.. onun yerine..’ diye çemkirmeler de duyulmazdı (evet bu bir tür çemkirme, söz hakkı kullanımı değil.) o zamanlar ‘ ayyyy bir iki şiir yeter, sıkmayalım izleyiciyi’ demezdi tören komitesi. Aksine ne kadar dolu, ne kadar uzun olursa, ne kadar emek harcanırsa o kadar iyi olurdu. O zamanlar, öğretmenler eşofmanla gelmezdi törene, bırakın öğretmenleri veliler bile, ekonomik gücü olsun olmasın özen gösterirdi giyimine kuşamına. Yani o zamanlar duymazdınız ‘ Ayyyyy bugün tatil rahat bişeyler giyelim dii mi ama’ ları.
O zamanlar, çocuklar akıllı telefon camlarından, ya da kamera ekranından, ya da  fotoğraf makinesinin vizöründen izlenmezdi. Çocuğunu kaydedebilmek için veliler birbirini ezmez, çocukların gösteri alanını daraltmaz, sadece kendi çocuğunun gösterisini izleyip töreni terketmezdi. Onlarla birlikte eğlenilir dans edilir, şiirler eller yürekte dinlenirdi.
Bütün bunlardan birer nostaljik öğeymişlercesine bahsediyor olmak canımı acıtıyor bugün. Evet bir 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramını daha geride bıraktık. Elimizde çocuğumuza ait bir dünya fotoğraf ve video kaydı var, hatırımızda kalan ise çocuğumuzun okul arkadaşlarının ailelerinin gösterinin olduğu mekanın fiziksel şartlarının yetersizliği yüzünden okul yönetimini protestosu, birkaç velinin vay sen benim önüme geçtin bahanesiyle birbirinin üzerine yürümesi, çivi gibi soğuk bi hava. Unutulmayacak olan ise ‘ Anne nasıldım? Beğendin mi beni? Güzel yaptım mı dansları mı?’ diye şakıyan yorgun ama kendinden emin, gururlu çocuk sesleri.
Ey dünün küçükleri bugünün yetişkinleri.. ne zamandan beri amaç bağcıyı dövmek oldu.

Bayramımız. Sonsuz ol.. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder